Arşivler

Asurlular

 

 

 

Asurlular

 

asurlular

  1. Başkentleri Ninova’dır.
  2. Asurlu tüccarlar Kayseri – Kültepe ile ticaret yapmışlardır. Kültepe’deki kazılarda Sümer Çivi yazısı ile yazılmış tabletler bulunmuştur.
  3. Sümerlerin kullandığı yazı, Asurlu tüccarlar tarafından Anadolu’ya getirilmiş, böylece Anadolu Tarihi Çağlara girmiştir.
  4. Dünyadaki ilk kütüphaneyi başkent Ninova’da yaptılar ve arşivcilik faaliyetlerini başlattılar.
  5. Çömlekçi çarkını kullanan Asurlular bu sayede hızlı ve seri kap kacak üretebiliyorlardı.
  6. Ticaretle uğraşmışlar ve Anadolu’da karum adı verilen ticaret kolonileri kurmuşlardır.
    Koloni: Bir devletin kendi ülkesinin sınırları dışında egemenlik kurarak yönettiği ekonomik veya siyasal çıkarlar sağladığı ülke, sömürülen ülke.

 

 

 

Babiller

babiller

 

  1. Babil krallığı Amurrular tarafından Babil merkez olarak kurulmuştur.
  2. Merkeziyetçi bir krallıkla yönetilmişlerdir.
  3. En güçlü hükümdarları olan Hammurabi, hazırladığı Hammurabi Kanunları ile ünlüdür.
  4. Önemli eserleri, dünyanın yedi harikasından biri olan Babil’in Asma Bahçeleri ve Babil Kulesi’dir.
  5. Güneş saatini, Ay ve Güneş tutulmasının devirli olduğunu buldular.
  6. Tarihte ilk anayasayı hazırladılar. Bu anayasa Hammurabi tarafından hazırlanmış ve kısasa kısas esasına dayanıyordu.

 

 

İpek Yolunda Türkler Ünitesi-Püf Noktalar

 

 

 

1- İslamiyet’in Hindistan’a yayılmasında etkili olan Türk-İslam devleti Gaznelilerdir.

2- İslamiyet’ten Önceki Türk Devletlerinde, ölen kişinin silahı ve eşyalarıyla birlikte gömülmesi, ölümden sonra da hayat olduğuna inandıklarını göstermektedir.

3- Macaristan’da yapılan kazılarda Avarlar’a ait pek çok tunç, gümüş ve altın ziynet eşyası bulunmuştur. Bu bilgiye bakılarak Avarlar’ın değerli madenleri tanıdıkları söylenebilir.

4- İslamiyet’ten Önce kurulan Türk Devletlerinde, devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı yere Kurultay denir.

5- Türklerin Orta Asya’dan göç etmelerinin en önemli nedeni, Kuraklık nedeniyle ekonomik sıkıntı içinde olmalarıdır.

6-  Orta Asya’da Türklerin takvim düzenlemiş olmaları, Gökbilim ile ilgilendiklerini göstermektedir.

7- Türkler önceleri göçebe bir yaşam sürdükleri için, yaptıkları sanat eserleri taşınabilir nitelikteydi. Sanat eserleri arasında halıların yaygın olması buna bir kanıt olarak gösterilebilir.

8- Anadolu Selçuklu paralarını, Osmanlı paralarından ayıran özelik;  paralarının üzerinde Sultanların portreleri ve aslan resimleri bulunmasıdır.

9- Uygurların Budizm ve Maniheizm dinlerini kabul etmeleri, sanat alanında gelişmelerinde etkili olmuştur.

10- Türk Devletlerinde, önceki dönemlerde ekonomik etkinlikler yalnız hayvancılığa dayanıyordu. Daha sonra bu durum değişmiş, tarım önem kazanmıştır. Tarım Uygurlar zamanında önem kazanmaya başlamıştır.

11- Karahanlılar Devletinin Türk tarihindeki önemi; İlk Müslüman Türk devleti olmasıdır.

12- Anadolu Selçuklu döneminde esnaflar, Ahi topluluğu olarak örgütlenmiştir.

13- Selçuklular bölge veya eyaletlerin başına idareci olarak atadıkları şehzadelerin yanına ”Atabey” ünvanlı kişileri de verirlerdi. Bu uygulamadaki temel amaç şehzadeleri devlet yönetimiyle ilgili konularda yetiştirmek. Okumaya devam et

İpek Yolunda Türkler-Doğu ile Batı Arasındaki Köprü

 

 

İpek Yolu: Çin’den başlayıp Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, İran üzerinden İstanbul’ kadar uzanan yola ipek yolu adını veriyoruz. Çin’den ipek ticareti yaygın olarak yapıldığı için yola bu ad verilmiştir.

Türk Adının Anlamı Ve Kökeni:

 1-Ziya Gökalp’e göre; Töre kelimesinden gelir. Buna göre Türk: “Türeli=Nizamlı, geleneklerine bağlı” demektir.

 2- Danimarkalı Bilgin WAMBERY’e göre Türemekten (Türük) gelir.  Buna göre Türk demek TÜREMİŞ, ÇOĞALMIŞ demektir.

 3- Kaşgarlı Mahmut’un “Divan-ı Lügatıt Türk” adlı eserinde Türk demek “OLGUNLUK ÇAĞI” demektir.

 4- Genel olarak Türk demek, GÜÇLÜ, KUVVETLİ manasında kabul edilir.

– İlk Türklerin anayurdu Orta Asya’dır. Fakat zamanla çeşitli nedenlerle göç etmişlerdir.

Göçlerin Sebepleri:

1- Nüfus artışı ve toprakların yetersiz kalışı,                    

2- Olumsuz iklim şartları(Kuraklık, şiddetli kışlar)

3- Kendi aralarında ve diğer kavimlerle olan mücadeleler  

4- Salgın hastalıklar

5- Türklerin Cihan hâkimiyeti düşüncesi.                            

6- Çin’in baskı ve hileleri Okumaya devam et

Hangi Yönetim Daha Demokratik-Yönetim Şekilleri

 

Hangi Yönetim Daha Demokratik-Yönetim Şekilleri
yönetim bicimleri

Monarşi: Egemenliğin bir kişiye (kral, padişah) ait olduğu yönetim şeklidir. Yönetme yetkisi babadan oğula (saltanat) geçer. Bu kişinin emirleri kanun kabul edilir. Yasama, yürütme ve yargı yetkileri bu kişinin elindedir.

 

Oligarşi: Egemenliğin belli bir sınıfın, grubun ya da küçük bir azınlığın elinde olduğu yönetim şeklidir.

 

Teokrasi: Egemenliğin tanrıya ait olduğu yönetim şeklidir. Böyle ülkelerde siyasal yapılanma, devletin yönetim organları ve tüm kanunlar dinî kurallara göre düzenlenir.

 

Cumhuriyet: Egemenliğin millete-halka ait olduğu yönetim şeklidir. İnsanların seçme ve seçilme hakkına sahip olduğu yönetim biçimidir. Yönetim ve güç halkın kendisinin seçtiği kişilere aittir. Yöneticiler millet tarafından belirli süreler için seçilir.

 

 

 

Osmanlı Devleti’nde Toprak Yönetimi

 

 

A) MİRİ TOPRAKLAR: Fetih yoluyla devlet mülkiyetine geçen  arazilerdir. Fethedilen topraklar Nişancı  tarafından miri olarak tapu  defterlerine kaydedilirdi.Bu topraklar devlete ait olduğu için   devredilemez satılamaz ve
bağışlanamazdı.

MIRI TOPRAKLARIN BAŞLICALARI ŞUNLARDIR:

1. DİRLİK ARAZİ:  Bu topraklar hizmet karşılığı olarak çeşitli dereceden devlet memurlarına maaş karşılığı  olarak verilirdi. Dirlik arazi gelirin büyüklüğüne göre üçe ayrılırdı.

 A) HAS:     Yıllık geliri 100.000 akçe ve üzeri topraklardır. Hanedan mensuplarına, Divan yelerine,  Beylerbeyine ve Şehzadelere verilirdi.

 B) ZEAMET: Yıllık geliri 20.000 ila 100.000 akçe arasındaki topraklardır. Kadı ve Subaşı gibi orta  dereceli memurlara verilirdi. Okumaya devam et

Zaman İçinde Bilim Türk İslam Bilim Adamları

 

 

FARABİ
Ortaçağ’da yaşamış büyük İslam filozoflarından biridir. Aristonun felsefesini İslami açıdan yorumlayarak İslam düşüncesiyle bağdaştırmaya çalışmıştır. İslam felsefe geleneğinde Aristo «ilk öğretmen», onun yetkin yorumcusu Farabi ise, «ikinci öğretmen» olarak nitelenir.

GAZALİ
Farabi ve İbni Sina’nın karşısına, İslâm felsefesinin üçüncü önemli kişiliği olan Gazali bir eleştirmen olarak çıkar. Kimyaı Saadet, Ihyau Ulumuddin adlı eserleri tanınmıştır.

İBN RÜŞD
İbn Rüşd, felsefe-din arasında bir uyuşmazlık değil, tersine bir bütünlük olduğunu, bu ikisinin bir tek gerçeğin iki ayrı anlatım biçimi sayılması gerektiğini ortaya koymasıyla tanındı. 

İBNİ SİNA

Eserleri Latince’ye ve Almanca’ya çevrilmiş, tıp, kimya ve felsefe alanında Avrupa’yı aydınlatmıştır. Onu Latinler “Avicenna” adıyla anarlar. İbn-i Sina’nın El Kanûn fi’t-tıb adlı eseri uzun yıllar ders kitabı olarak okutulmuştur. Okumaya devam et