Tag Archive | Milli Uyanış

T.C. İnkılap Tarihi 2.Ünite-Milli Uyanış Tek Fasikül

2.Ünite-Milli Uyanış Tek Fasikül

2-unite-tek-fasikul

2.Ünite-Milli Uyanış Tek Fasikül İndirmek için RENKSİZ İNDİR

2.Ünite-Milli Uyanış Tek Fasikül İndirmek için RENKLİ İNDİR

Reklamlar

Milli Mücadele Hazırlık Dönemi Genel Özellikleri-2

 

 

Milli Mücadele Hazırlık Dönemi Genel Özellikleri-2

ilk tbmm özellik

  1. İlk TBMM’nin anayasa hazırlaması ve saltanatı kaldırması “kurucu meclis” olduğunu gösterir. İstanbul’dan kaçabilen Mebusan Meclisi üyelerinin TBMM’ye kabul edilmesi, halk iradesine saygılı olunduğunu gösterir.
  2. İlk TBMM’de devletin rejiminin, adının konmamasının nedeni, birlik ve beraberliğin korunmak istenmesinden kaynaklanmıştır.
  3. Mecliste güçler birliği ilkesinin benimsenmesinin amacı, ülke içerisinde otoriteye tam olarak hakim olunmak istenmesidir.
  4. Sevr antlaşmasının imzalanması, Osmanlı yönetimin ulusal iradeye aykırı hareket ettiğini gösterir.

Milli Mücadele Hazırlık Dönemi Genel Özellikleri

Blank Notepad Page With Red Clips On Textile Background

  1. Amasya Genelgesi’nde, ilerde demokratik bir yönetime geçileceğine işaret edilmiştir.
  2. Kurtuluş Savaşı Hazırlık Döneminde saltanat ve halifeliğe karşı olumsuz ir tutum sergilenmemiştir.
  3. Sivas Kongresi’nde Temsil Kurulu bir hükümet gibi hareket etmiştir.
  4. Mustafa Kemal, Temsil Kurulu Başkanlığına getirilerek, ulusal lider konumuna gelmiştir.
  5. Kurtuluş Savaşı sürecinde farklı görüşlere sahip insanları ortak noktada birleştiren görüş, vatanın işgalden kurtarılması düşüncesidir.
  6. Kongrelerde iç ve dış politikalarla ilgili kararların alınması, meclis gibi hareket edildiğini gösterir.
  7. İstanbul’un resmen işgal edilip, Mebusan Meclisi’nin kapatılması, Mustafa Kemal’i düşüncelerinde haklı çıkarmıştır.
  8. Mebusan Meclisi’nin kapatılması TBMM’nin açılmasını hızlandırmıştır.
  9. Mebusan Meclisinin kapatılması ile Osmanlı Devleti yönetimindeki milli irade ortadan kaldırılmıştır.

Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri

BALIKESİR KONGRESİ (26-31 TEMMUZ 1919)

Batı cephesindeki Kuva-yi Milliye birliklerini örgütlemek, sevk ve iradesini sağlamak, ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla toplanmıştır. İşgal devletlerinin temsilcilerine telgraflar çekildi.

Bu kongre asker toplamanın yanında, padişaha olan bağlılığını da bildirmiştir. Bu kongrenin tek başına hareket etme gibi bir özelliği de vardır. Kongreyle birlikte Ege’deki güçler bir ölçüde örgütlenmiştir.

 

ALAŞEHİR KONGRESİ (16-25 AĞUSTOS 1919)

Bu kongrede Erzurum ve Balıkesir Kongresi’nin kararları görüşülmüş, Balıkesir kongresi kararlarını pekiştirmek, teşkilatlanmayı genişletip güçlendirmek amacıyla toplanmıştır.

Yunanlılara karşı direnileceği, silahlanma ve askere alma çalışması yapılacağı kararlaştırılmıştır.

 

Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919)

 

 

AMASYA GENELGESİ (22 HAZİRAN 1919)

Amasya’da Milli Mücadele çalışmalarını sürdüren Mustafa Kemal, Rauf Bey (Orbay), Refet Bey (Bele) ve Ali Fuat Paşa (Cebesoy) ile birlikte bir bildiri hazırladı. Hazırlanan bildiri 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir‘in de onayı alındıktan sonra 22 Haziran 1919’da yayımlandı.

  1. Vatanın bütünlüğü milletin bağımsızlığı tehlikededir.
  2. İstanbul hükümeti galip devletlerin etkisi altında olduğundan üzerine düşen görevi yerine getirememektedir. Bu da milleti yok saymaktadır.
  3. Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
  4. Her türlü etki ve denetimden uzak milli bir kurul oluşturulmalıdır.
  5. Anadolu’nun her bakımdan en güvenilir yeri olan Sivas’ta bir kongre toplanacaktır.
  6. Ayrıca doğu illeri için Erzurum’da toplanacak olan kongre delegeleri Sivas’a gelecektir.
  7. Alınan kararlar milli bir sır olarak saklanacaktır.

ÖNEMİ:

Amasya genelgesi ile milli mücadelenin gerekçesi, amacı ve yöntemini ilk kez belirtilmiştir.

Okumaya devam et

Paris Barış Konferansı

 

 

 

PARİS BARIŞ KONFERANSI (18 Ocak 1919)

İtilaf Devletleri, Birinci Dünya Savaşında yenilen devletlerle yapılacak anlaşmaları görüşmek üzere toplandılar. Asıl amaçları ise yenilen devletleri (özellikle Osmanlı Devletini) aralarında paylaşmaktı.

Bu konferansta, Doğu Akdeniz’de güçlü bir İtalya istemeyen İngiltere, savaş sırasında İtalya’ya vereceğini vadettiği Batı Anadolu’yu Yunanistan’a vermiştir ( güçlü İtalya yerine zayıf Yunanistan). Böylece İtilaf Devletleri arasında ilk anlaşmazlıklar başlamıştır.

Konferansta; Milletler Cemiyeti‘nin kurulması kararlaştırılmıştır.

Manda ve himaye fikri ilk kez ortaya atılmıştır.

Manda ve himaye düşüncesi, Wilson İlkelerindeki sömürgeciliğe karşı maddelere alternatif olarak ortaya atılmıştır. (Sömürgeciliğin başka bir versiyonu)

 

Manda: 1. Dünya Savaşı’ndan sonra bazı az gelişmiş ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek bir düzeye eriştirip, bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere verilen yetkidir.

Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918)

GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER

 

 

MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI (30 Ekim 1918)

Bulgaristan’ın savaştan çekilmesiyle İttifak Devletleri arasındaki irtibat kesilmişti. Bu durumda savaşa devam etmeye imkan yoktu. Zaten müttefikler de yenilmişti. İşte bu ortamda Osmanlı Devleti adına Bahriye Nazırı Rauf (Orbay) Bey başkanlığında bir heyet ile İtilaf Devletleri adına İngiliz Amirali Calthorpe arasında Limni Adası’nın Mondros Limanında Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandı.

Antlaşmaya göre;

1-Çanakkale ve İstanbul Boğazı İtilaf Devletlerinin denetimine geçecek.

2-Osmanlı ordusu terhis edilecek, donanmasına ve silahlarına el konacak.

3-Toros tünelleri İtilaf Devletlerinin denetimine verilecek.

4-Bütün haberleşme ve ulaşım araç ve gereçleri İtilaf Devletlerine bırakılacak.

5-İtilaf Devletleri bütün Osmanlı liman ve tersaneleri ile demiryollarından yararlanacak.

6-Doğuda yani Vilayet-i Sitte’de (altı ilde) (Sivas,

Erzurum, Van, Bitlis ,Elazığ, Diyarbakır) karışıklık çıkarsa İtilaf Devletleri buraları işgal edecek (24.Madde)

 (Bu madde ile doğuda bir Ermeni devletinin kurulması amaçlanmıştır.) Okumaya devam et

Birinci Dünya Savaşı’nın Sona Ermesi

 

 

 

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞININ SONA ERMESİ

1917 yılında Rusya’nın savaştan çekilmesi üzerine İttifak Devletleri İtilaf Devletlerine karşı üstünlük kurmuşlardı.

Ancak bu durum uzun sürmedi. Almanya’nın ABD ticaret gemilerini batırması üzerine Amerika Birleşik Devletleri İtilaf Devletlerinin yanında savaşa girdi.

Amerikan birlikleri o zamana kadar hiç savaşa katılmamıştı. Almanya güçlü, dinamik olan Amerikan orduları karşısında tutunamadı. İngiliz, Fransız ve ABD birliklerinden oluşan güçlü müttefik kuvvetleri Batı Cephesinde Almanya’yı çökerttiler.

Diğer cephelerde de Almanya’nın başarısızlıkları artmaya başlamıştı.Böylece savaşın sonunda İttifak Devletleri savaşı kaybettiklerini belirterek (yenilerek) yenen devletlerle ateşkes anlaşmasını imzaladılar..

 

Bulgaristan savaştan çekildi. (İttifak devletleri bloğundan çekilen ilk devlettir.)

Müttefiklerinin yenilgiyi kabul etmesi üzerine Osmanlı Devleti, Mondros Ateşkes Antlaşması’nı (30 Ekim 1918) imzalayarak savaştan çekildi.

Ardından Avusturya ve son olarak da Almanya da savaştan çekildiler.

 

Birinci Dünya Savaşı (1914-1918)

 

 

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI 1914-1918

Üçlü İttifak (1882): Almanya, Avusturya – Macaristan, İtalya

Üçlü İtilaf (1907) : İngiltere, Fransa, Rusya

  1. yüzyılın sonlarına doğru İtalya ve Almanya’nın siyasi birliklerini kurması mevcut dünya dengesini altüst etti. İngiliz ve Fransız çıkarları Almanya ile bağdaşmadığından bu iki devlet birbirine yakınlaşmaya başlamıştır.

Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun ise Balkanlardaki çıkar çatışmaları nedeniyle Rusya ile arası açıktı. Bu nedenle Almanya’ya yakınlaştı.

Böylece savaş öncesinde bloklar oluştu. Bloklar arası soğuk savaş başladı.
Dünya Savaşı, Avrupa ve diğer kıtalarda bulunan yirminin üzerinde devletin katıldığı, o tarihe kadar dünyada eşi görülmemiş ilk büyük savaştır.

Mustafa Kemal, 1. Dünya savaşı çıktığı sırada Sofya’da askeri ateşe olarak bulunuyordu.

Okumaya devam et

Birinci Dünya Savaşına Katılan Devletlerin Osmanlı Devleti Hakkındaki Görüşleri

 

 

 

I.DÜNYA SAVAŞINA KATILAN DEVLETLERİN OSMANLI DEVLETİ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ

ABD: Amerika, Osmanlı üzerinde söz sahibi olmak için Osmanlı topraklarında okul, hastane, matbaa gibi kurumlar açarak siyasi ve ekonomik nüfuz(güç) kazanmıştır.

Fransa: Osmanlı ülkesinde yaşayan gayr-i müslimleri kışkırtarak siyasi baskılarını arttırmış ve bu yolla Osmanlıyı ele geçirmeye çalışmıştır.

Avusturya Macaristan İmparatorluğu: Osmanlı’nın Avrupa’daki topraklarını ele geçirerek Balkanlar’da egemenlik kurmayı ve Ege denizine ulaşmayı amaçlamıştır.

Rusya: İstanbul ve Çanakkale boğazlarını ele geçirerek sıcak denizlere inmeyi ve başkenti İstanbul olan bir Slav imparatorluğu kurmayı amaçlamıştır. Bu amaçla Panslavizm politikası gütmüştür.

Almanya: Siyasi birliğini geç tamamlamış, İngiltere ile rekabet edebilmek için Osmanlı’nın Ortadoğu’daki zenginliklerini ele geçirmeyi amaçlamış, bu nedenle Osmanlı ülkesine yatırımlar yaparak ekonomik ve askeri açıdan etkinliğini arttırmaya çalışmıştır.

İtalya: Siyasi birliğini geç tamamlayan ve sömürge yarışında geç kalan İtalya, Osmanlı topraklarını ele geçirmek için büyük devletlerle birlikte hareket etmiştir.

İngiltere: Uzakdoğu sömürgelerini korumak ve Almanya’nın Osmanlı Devleti ile yakınlaşmasını önlemek için azınlıkları ve Arapları Osmanlı’ya karşı ayaklandırmıştır.